Takip Et

Güncel

Ailemin yarısını toprağın altına verdim; Bizi yalnız bırakmasınlar!

Suruç’ta AKP’li vekilin korumaları ve yakınlarının saldırısı sonucu eşini ve 2 oğlunu yitiren, bir oğlu da yaralı halde tutuklanan Emine Şenyaşar’ın yaşanılan olayı Jinnews’e aktardı. Emine, “Devlet bunları korudu ve halen de korumaya devam ediyor. Ailemin yarısını toprağın altına verdim. Bizi yalnız bırakmasınlar, bize sahip çıksınlar” diyor

Suruç’ta AKP’li vekilin korumaları ve yakınlarının saldırısı sonucu eşini ve 2 oğlunu yitiren, bir oğlu da yaralı halde tutuklanan Emine Şenyaşar’ın olayı her anlatımında gözyaşları adeta ağıda dönüşüyor. Emine, “Devlet bunları korudu ve halen de korumaya devam ediyor. Ailemin yarısını toprağın altına verdim. Bizi yalnız bırakmasınlar, bize sahip çıksınlar” diyor.

Jinnews’te yer alan habere göre, Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran’da AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın yakınları ile korumalarının silahlı saldırısı sonrası yaşanan olaylarda esnaf kardeşler Adil ve Celal Şenyaşar kaldırıldıkları Suruç Devlet Hastanesi’nde infaz edildi. Yaralılardan Mehmet Şah Yıldız da kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Yaralı çocuklarını görmek için hastaneye giden baba Hacı Esvet Şenyaşar ise AKP’li vekilin yakınları tarafından linç edilerek katledildi.

Hastanedeki güvenlik kameraları tahrip edilmiş, kan bulaşan duvarların gece yarısı boyandığı iddia edildi. Olaydan birkaç gün sonra Anadolu Ajansı’na (AA) esnaf kardeşlerin dükkânının içindeki görüntülerin bir kısmı servis edilerek kamuoyu algısı yanıltılmaya çalışıldı. Olayda yaralanan Fadıl Şenyaşar, tedavi gördüğü hastanede taburcu olduktan sonra gözaltına alındı, çıkarıldığı savcılık ve mahkemece ifadesi alınmadan tutuklandı.  Mehmet ve Ferit Şenyaşar ise, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Saldırıya maruz kalan aileye birçok işlem yapılırken, AKP’li vekilin saldırgan yakınları hakkında ise şimdiye kadar herhangi bir işlem yapılmadı. Soruşturma dosyasında gizlilik kararı devam ederken, aile fertleri devam eden tehditler nedeniyle Suruç’tan göç etmek zorunda kaldı. Olaya ilişkin soruşturmaya getirilen gizlilik kararının kaldırılması için avukatların Urfa 2. Sulh Ceza Hakimliği’ne yaptığı itiraz da reddedildi.

‘Onlarca kurşun yağdırdılar’

İki oğlunu ve eşini kaybeden Emine Şenyaşar’ın yaşadığı acı “Çocuklarımın üzerine kurşun yağdırdılar” sözleriyle yankılanıyor odada. Hiç soluk almadan yaşanan zulmü anlatan Emine, “Celal gel artık, Adil gel artık… Onlarca kurşun yağdırdılar üzerlerine” diye feryat ederek hayatta kalan evlatlarına göz gezdiriyor.

‘Hükümet de onların arkasında’

AKP’li İbrahim Halil Yıldız’ın ailesi için “Bunlar Suruç’ta ne kadar pislik varsa onu yapıyorlar” diyen Emine, “İnsanların mallarına el koyup, namuslarına göz dikiyorlar. Suruç’a zulüm dışında bir şey vermediler. İnsanları kendilerine borçlandırıyorlar ve zulüm uyguluyorlar. Kimileri bu aile yüzünden intihar etti. Hükümet de onların arkasında, onlar da bir şey yapmıyor. Neden onlardan hiç kimse gözaltına alınmadı, tutuklanmadı, sorgulanmadı. Neden bizden birilerini tutukladılar? Madem onlardan kimse tutuklanmıyor benim oğlumu da bıraksınlar. Niye benim çocuğumu tutukladılar?” diye isyan ediyor.

‘Ailemiz dağıldı, savrulduk’

Yaşananlardan sonra ailesinin dağıldığını söyleyen Emine, “Hiç mi bize bakmıyorsunuz, hiç mi gözyaşlarımı görmüyorsunuz? Evimizi yıktılar. Bütün aile perişan olduk, evimizi Suruç’tan taşımak zorunda kaldık. Ailemiz dağıldı, her birimiz bir tarafa savrulduk. 2 evladımı ve eşimi öldürdüler. Bari Fadıl oğlumu bana bıraksınlar, yanıma gelsin evladım. Hiç mi görüntüleri izleyip neler yaşandığını görmüyorlar” diyerek kamuoyunun vicdanına sesleniyor.

‘Bizi yalnız bırakmayın’

Sorumluların açığa çıkarılmamasıyla korku politikasının uygulandığını aktaran Emine, tüm duyarlı kesimlere kendilerini yalnız bırakmama çağrısında bulunuyor. “Böyle yaparak Suruç halkına korku salmak istiyorlar” diyen Emine, “İstiyorlar ki onlardan korkalım. Yıllardır bunların Suruç’ta yapmadıkları kalmadı. Tefecilikten kaçırmaya, dolandırıcılığa kadar her işi bunlar yapıyor. Devlet bunları korudu ve halen de korumaya devam ediyor. Olay olduğundan bu yana, evlatlarımı kaybetmemle birlikte dünya bana zindan oldu. 40 günden fazladır yaşamıyorum sanki. Evladımı ve eşimi mezara gömerken sanki beni de gömdüler. Her sabah kahvaltılarını hazırlar, onları uyandırırdım, dükkânlarına gönderirdim. Yani kendi halinde bir aileydik. Ama artık hiçbiri yok. Bize bunu yaşatanların hiç mi vicdanı yok? İnsanlardan korkmuyorsanız Allah’tan da mı korkmuyorsunuz? Ailemin yarısını toprağın altına verdim. Bizi yalnız bırakmasınlar, bize sahip çıksınlar” sözleriyle sesleniyor.

 

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler