Takip Et

Güncel

ÇHD ve HHB’li avukatlar için savcı tutukluluğun devamını istedi

Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi 17’si tutuklu 20 avukatın “örgüt üyeliği” ve “örgüt yöneticiliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması beşinci gününde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

Halkın Hukuk Bürosu (HHB) ve KHK ile kapatılan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi 17’si tutuklu 20 avukatın “örgüt üyeliği” ve “örgüt yöneticiliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması beşinci gününde İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Dört gündür Bakırköy Adliyesi konferans salonunda görülen dava, duruşmaya yoğun katılım olacağını ileri sürerek, Silivri Cezaevi Kampüsü karşısında bulunan duruşma salonunda görülmesine karar verdi. Sabah saatlerinde Silivri’ye duruşmaya gidenlerin araçları aranarak, GBT kontrolleri yapıldı. Arama noktalarında avukatlarında GBT işlemleri yapılması dikkat çekti. Yoğun önlemlerin alındığı Silivri’de, tutuklu avukatların yerini alması ile duruşma başladı.

Duruşma başladığı sırada söz alan avukatlar duruşma salonundaki askerlerin sayısına tepki gösterdi. Duruşma salonuna adeta asker yığdırılması dikkat çekti.

Avukat Güray Dağ, “Dün ile hiçbir alakası yok. Girişte avukat kimliklerimiz alındı, giriş kartları verildi. Tüm avukatlara GBT kontrolü yapıldı. Biz buraya duruşmaya geldik. Jandarma sayısı on katına çıkmış. Müvekkillerimizle görüşemiyoruz” diye tepki gösterdi. Avukat Münip Ermiş de, avukat ile müvekkil arasındaki bağın koparılamayacağını hatırlatarak, “Bir tabur asker var. Buradaki avukatlara karşı mı bu kadar avukat getirildi? Devletin işi gücü yok mu bu kadar askeri akşama kadar burada boş boş bekletecek” dedi.

Avukat Hasan Fehmi Demir de, günümüzde ceza muhakemesinin merkezine kolluğun yerleştirildiğini ifade ederek, şunları dile getirdi: “Önünüzdeki dosyada da fezleke iddianame olmuş durumda. Delil olarak sadece gizli tanıklar var onlar da TEM’de dinlenmişler. HHB üzerinden savunmaya gözdağı veriliyor. Bu kadar jandarma da bir temsil, bir model. Bakırköy’de de bu kadar, hatta daha fazla güvenlik vardı. Sivil polis salondan çıkarken silah gösterdi. Açıkça avukatlar tehdit ediliyor. Yargılamada nihai amaç gerçekleri ortaya çıkarmaktır. Olay gerçekleşti mi gerçekleşmedi? Ama bakıyoruz nedeni, niçin pek de sormak istemiyor ceza muhakemesi. Bir suç isnadının kapsamı ne kadar karmaşık olursa olsun fail ile fiil arasında illiyet bağı mutlaka kurulmalıdır. Bakıyoruz böyle bir şey de yok.”

‘Savcı suç inşaa etmeye çalışıyor’

Dosyada delil olarak öne sürülen olgulara değinen Demir, “Bir suçu inşa etmeye çalışıyor savcı. Asıl amaç savunmaya gözdağı vermek. ‘Size kiminle telefonda konuştuğunuzu, kimlerin müvekkilleriniz olacağını, hangi hak ihlallerinde ne açıklama yapacağını biz biliriz’ diyorlar. Dijital materyal üzerindeki inceleme imaj üzerinden yapılır. Çünkü materyal üzerinde olursa bu bozulur. Dolayısıyla delil özelliğini kaybeder. Ayrıca çözümlenmesi de tarafsız bilirkişi tarafından yapılıp dosyaya konulmalıdır. Bunlar yapılmadıysa yasal delil olmaz. Dosyada el koyma ile ilgili sulh cezanın onama kararı yok. Dolayısıyla usulsüz. Dijitaller 21 Ekim’de alınıyor 6 ay sonra imajları alınıyor. Zaten artık bir delil özelliği yok. İki tür tanık var. Birincisi gizli tanık, ikincisi olağan tanık. Gizli tanıklar Ali Osman Çelik, 2009’da ifadesi alınmış. Çelik, 2011’de ve Ateş, 2012’de alınmış ifadeleri. Bu ifadelerin 2013’ten sonrası suçları aydınlatacağına dair hiçbir şey söylenemez ama algı yaratılacak ya! Dilovası var birde. Biz tanıyoruz Ergenekon davasından. Sonradan adı kepçe oldu, ifşa olunca. Kız kardeşini ihbar etti daha sonra beraat etti. Bu dosyaya da eklemişler Dilovası’nı ve Yüzleşme’yi. Gizli tanığın kaynağı vatandaki polislerdir. CMK 43’de kimler tanık olur, nasıl dinlenir açıkça belirtmiş. Kolluğun tanığı dinleme yetkisi yokken nasıl gizli tanığı dinliyor. Ve bu usulsüzlükler de bu kadar kolay dosyaya konur. Kolluğun dinlediği tanık delil olabilir mi? Berk Ercan şüpheli olarak yargılanırken ifadesi alınıyor. Üst üste ifadeler veriyor. Menemen Cezaevi’nden savcıya mektup gönderiyor: ‘Benim durumum burada kötü, su yemek vermiyorlar. Size yeni tanık taslağı hazırladım sizin için hazırladığım tanık taslağına cezaevi el koydu’ diyor. Savcı da tabi hemen Berk Ercan’ı çağırıyor TEM şubede ifadesini alıyor” diye konuştu.

Demir’in savunması ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından başlayan duruşma, mütalaasını açıklayan savcı, 17 avukatın tutukluluk halinin devamını istedi.

Kaynak / Mezopotamya Ajansı

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler