Takip Et

Güncel

Eşbaşkan Yılmaz ; “Beni öldürebileceklerinin mesajını veriyorlardı”

Şemdinli Belediye Eşbaşkanı Seferi Yılmaz, tutuklanıp hapishaneye götürüldüğü sırada aracı iki kez ısız bir yere çeken polislerin havaya ateş ettiğini belirterek, “Beni öldürebileceklerinin mesajını veriyorlardı” dedi.

Şemdinli Belediye Eşbaşkanı Seferi Yılmaz, tutuklanıp hapishaneye götürüldüğü sırada aracı iki kez ısız bir yere çeken polislerin havaya ateş ettiğini belirterek, “Beni öldürebileceklerinin mesajını veriyorlardı” dedi.

Şemdinli Belediye Eşbaşkanı Seferi Yılmaz, Aralık 2016 tarihinde tutuklanarak önce Hakkari Kapalı Cezaevi ardından Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne götürülmesi sürecini anlattı. 6 Eylül’de görülen davanın 7’inci duruşmasında serbest kalan Yılmaz, Umut Kitapevine yapılan bombalı saldırıdan bu yana devam eden bir saldırı konsepti sonucu tutuklandığını söyledi. Yılmaz, “Şemdinli ilçesinde özyönetim ilanı olmamasına rağmen yaratılmış gerekçelerle tutuklandık. Tutuklamamın en büyük sebeplerinden biride Kitapevi saldırısını gerçekleştiren Ergenekoncular ile AKP’nin 2 yıldan fazladır sürdürdüğü ortaklıktır. Zaten ortaklıkları başlar başlamaz hemen tutuklama sürecim hazırlandı. Önce görevden alındım, sonra da tutuklandım. Daha önce de 1984 yıllında gözaltına alınarak 16 yıl cezaevinde kalmıştım” diye hatırlattı.

‘Oyuncaklar bile suç oldu’

MA’dan Fethi Balaman’ın haberine göre, Yılmaz, 22 aydır hakkında tek bir delil bulunmamasına rağmen “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak”, “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığını belirterek, “Kobanê sürecinde kaymakamlık iznine bağlı olarak topladığımız oyuncaktan tutun gıdalara kadar bütün yardımlar suç unsuru olarak önümüze konuldu” diye belirtti.

‘Aracı ıssız bir yere çekip ateş ettiler’ 

Yılmaz, tutuklama kararının ardından Şemdinli’den Hakkari’ye özel hareket polisleri tarafından götürülürken yapılanları ise şöyle anlattı: “Hakkari Cezaevi’ne hakaretler eşliğinde götürüldüm. İlk olarak yanımdaki polisler aracı Şapatan bölgesindeki ıssız bir yerde durdurup etrafa ateş ettiler. Sonra Yüksekova vadisinde yine ıssız bir yerde aracı durdurup rastgele etrafa ateş ettiler. Bunu yaparak beni her an öldürebileceklerinin mesajını verdiler. Uzun süren bu silah sıkma ve bekletme olayının ardından Hakkari Cezaevine konuldum. Daha sonra Van’a, Çukurca Belediye Eşbaşkanları ve yöneticileri ile birlikte sevk edildik. Burada 3 gün tek kişilik hücrede kaldık. Burada 10 gün boyunca hiç bir ihtiyacımız karşılanmadı. Çöpler dahi toplanmadı.”

‘Cezaevi’ndeki hak ihlalleri sürüyor’ 

Uzun bir süre tecrit altında kaldıklarını bu tecridin hallen devam ettiğini belirten Yılmaz, kaldığı cezaevinde yaşanan hak ihalelerine dikkat çekerek, şunları dile getirdi: “Ailelerin getirdiği hiç bir kitap kabul edilmedi. Gelenlere çıplak arama, gece yarıları koğuş basmalar, tutuğun günlüklere el koyma, kitaplara el koyma bunlardan sadece bazıları. Sosyal anlamda hiçbir bir etkinliğe izin verilmiyordu. Ergenekon ya da dini kitaplar dışında hiçbir kitaba izin verilmiyor, koğuşta olanlara da el konuldu. Selahattin Demirtaş’ın Seher, Ahmet Altan’ın Kılıç Yarası adlı kitaplarına hiçbir gerekçe gösterilmeden el konuldu. 22 aylık sürede cezaevinde neredeyse her gün cezaevi yönetiminin hak ihlallerine maruz bırakıldık. En doğal talepler bile kabul edilmiyordu. Halen bu ihlaller en üst seviyede devam ediyor.”

‘Mücadeleye devam’

Yaklaşmakta olan yerel seçimlere dikkat çeken Yılmaz, Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) elinde bulunan 104 belediyenin neredeyse tamamına kayyum atandığını, belediye eşbaşkanlarının çoğunun da cezaevine konulduğunu hatırlatarak, şunları söyledi: “Demokratik siyasete her dönemde saldırı olmuştur ama her seferinde bu saldırılara en büyük cevabı halk vermiştir. Büyük bir baskı altından geçen 24 Haziran seçimlerinde de bunu gördük. Halk irade gaspına verdiği oylar ile cevap verdi. Önümüzde bizi bekleyen yerel seçimler var. Halk burada da belediyelerini gasp edenlere en büyük cevabı verecektir. Gözaltı ve tutuklama ile bu halkı yıldırmaya çalışanlara halk her seferinde cevap oluyor. Biz siyasetçilerde bu halka cevap olmalıyız. Mücadeleden hiçbir zaman geri adım atmadık atmayacağız. Mücadeleye devam.”

 

 

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler