Takip Et

Güncel

HDP’li vekillerden Dünya Barış Günü mitingine çağrı: Omuz omuza duralım

Türkiye’de yaşanan baskı, çatışma ve iktisadi krize dikkat çeken HDP’li vekiller Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Musa Piroğlu, tüm demokratik muhalefeti 2 Eylül’de yapılacak mitingde omuz omuza durmaya davet etti

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) bileşenleri, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), İnsan Hakları Derneği (İHD), EMEP, EHP, Halkevleri ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) gibi çok sayıda siyasi parti ve demokratik kitle örgütü 2 Eylül’de Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda miting düzenleyecek. 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle yapılacak olan mitinge, HDP Milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Musa Piroğlu, herkese mitinge katılması yönünde çağrı yaptı.

‘Çatışma ortamı tercih edildi’

Türkiye ve dünyada savaş ve şiddetin arttığına dikkat çeken HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Çözüm sürecinin bitmesiyle birlikte Türkiye Temmuz 2015’ten sonra çok yıkıcı bir sürece girdi. Çatışma ortamı tercih edildi. Bu demokrasiden geri adım atılması, hukukun ayaklar altına alınması anlamına geliyordu” dedi. Bunun Türkiye’yi iyi bir yere getirmediğini ifade eden Gergerlioğlu, “Bundan bir sene sonra darbeyi yaşadık. Çünkü ortada demokrasi yoktu, güçler savaşı vardı. Ve 15 Temmuz’da yeni bir çatışma ortamı yaşadık. Ardından da demokrasi açısından daha kötü yere evirildik. İki yıllık OHAL süreci Türkiye’de zaten can çekişen, hukuku iyice bitirdi ve tamamen bir polis devleti uygulamaları yaşamaya başladık. OHAL sürecinde, darbe süreçlerinde bile olmadığı kadar Türkiye hukuksuzluklar yaşadı. Kürt meselesi açısından çatışma tercih edildi. 100 yıllık mesele tekrardan silahla çözülmeye çalışıldı” ifadelerini kullandı.

‘Tüm halkımız mutlaka katılmalı’

24 Haziran seçimlerinin ardından Erdoğan’ın İçişleri Bakanlığı’na Süleyman Soylu gibi bir ismi getirmesiyle politikaların nasıl olacağını gösterdiğini ifade eden Gergerlioğlu, “Maalesef bunları yaşıyoruz. Cumartesi Anneleri, yaşlı annelerimiz engelleniyor, saldırılarak alandan uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Kin ve nefretle hareket ediliyor. KHK ile işlerinden edilenlere tamamen yok etme politikası uygulanıyor. Bu da toplumda önemli yarıklara neden oluyor. Çünkü kin, nefret diliyle hareket etmek bu topluma barış getirmez” diye konuştu. Türkiye’nin hukuka ve barışa dönülmesi gerektiğini kaydeden Gergerlioğlu, sorunlarla dolu toplumun iyileştirilmesi için elzem olduğunu ve herkesin barıştan yana taraf olması gerektiğini ifade etti. İnsanların meydanlara çıkıp barış taleplerini haykırmalarının bu dönemde çok değerli olduğunu dile getiren Gergerlioğlu, son olarak şunları söyledi: “Ana akım medya iktidarın elinde olduğu için belki çağrılarımız çok duyulmuyor. Ama anneler, babalar bilsin ki barış gelmediği müddetçe çocukları maalesef ölmeye devam edecek. Çünkü çatışma, kin, nefret ve intikam duygularını alevlendiriyor. Tüm toplumun bunu görmesi gerekiyor. Barış mitingine de ne kadar engelleme olursa olsun mutlaka tüm halkımız katılmalıdır.”

‘1 Eylül’de yan yana durmamız gerekiyor’

HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise Türkiye’de 1 Eylül’e ağır savaş koşullarında, baskı rejimi ve aynı zamanda da ciddi bir iktisadi krizin içinde girdiklerini belirterek, “Yani insanların hem yaşam koşulları, hem ekonomik koşulları hem de ülkenin demokratik ortamları tehdit altındadır. Cumartesi anneleri eylemine saldırılıyor. Cenazelerin defnedilmesine izin verilmiyor. Ve ne yazık ki ağır ekonomik kriz ‘bu da geçer’ gibi basit laflarla geçiştirilmeye çalışılıyor. Eğer bu süreçte sağlıklı ve bütünlüklü çıkılabilecekse bunun bir tek yolu var. Ezilen halkların, işçi sınıfının ve demokratik kamuoyunun yan yana, omuz omuza durmasıyla olur. Biz 1 Eylül’ü böyle görmeye çalışıyoruz. Yani savaşa karşı, ekonomik krize karşı 1 Eylül’de yan yana durmamız gerekiyor” diye konuştu.

‘Gücümüzün farkında olmamız lazım’

İktidarın güçsüz bir süreçten geçtiğini vurgulayan Piroğlu, son olarak şunları söyledi: “İktidar gücünü kitlelerin sessizliğinden ve dağınıklığından alıyor. Oysa geçen hafta görüldü, bu hafta da görülecek. Haklı ve meşru mücadele gösterecek ki tıpkı Cumartesi Annelerinde olduğu gibi, tıpkı barış talebinde olduğu gibi, tıpkı işçi eylemleri, Flormar’da olduğu gibi haklı ve meşru mücadele gösteriyor ki iktidara geri adım attırmak ve onu sarsmak mümkün. Bu yüzden 1 Eylül’de sokağa çıkmak aslında bu üstümüze çökmekte olan karanlığa dur demek anlamına gelecek. Gücümüzün farkında olmamız lazım. 1 Eylül mitingleri bu gücün göstergesi anlamına gelecek. Bütün demokratik muhalefeti, barış isteyen herkesi, ekonomi terörü altında yaşayan işçileri, yoksulları güçlerini yan yana getirmeye, bu baskı ve sömürü düzenine son vermeye, erkek düzene son vermek için Bakırköy mitingine davet ediyoruz.” (MA)

 

 

Günün Haberleri

Güncel konulu diğer haberler