Takip Et

Makaleler

İttifak anlayışı ve devrimin dinamiklerini birleştirme siyasetinin mahiyeti-4

Geçmişin devrimci değerlendirilmesi ve muhasebesi yapılmadan güç ve gelecek örgütlenemez. Koşullar elverişsiz olsa dahi geçmiş deneyimlerin kritiği yapılması gerekir

İttifaklar ve platformların işlerliğine ilişkin makalemizin son bölümü “sakıncalı” bulunduğundan tamamını sunamıyoruz. Makalemize ittifakların, birlikteliklerin, hedeflenenin çok uzağında kalması ve öngörülen sonuçlara ulaşamamasının felsefi, politik, kültürel, konjonktürel vb. bir çok boyutunun bulunduğunu tüm bunları koşullarımızdan kaynaklı net vurgularla aktaramadığımız ve olası bir tartışma süreci işletildiğinde yanı sıra koşullarımızda elverdiğinde, ayrıntılarıyla fikirlerimizi net sunacağımız makalenin özetini paylaşalım. Devrim, demokrasi cephesinden farklılıkların bir arada hareket etme kültürü zayıf; politik modeller, kültür, hegemonik özellikler bundan ağırlık kazanıyor. Verili ittifaklar, birlikteliklerin muhasebesi yapılmadan yeni birlikteliklerin oluşması sağlıklı görünmüyor. Merkezi platform tartışması gündemde olmasına rağmen geçmiş deneyimlerin muhasebesine yönelik henüz derli toplu bir değerlendirme yok, yapılmadı. Bu eksiklik olası oluşturulacak merkezi platformun ilk eksiğidir. “Olağanüstü” koşullar gerekçesiyle bu eksiklik kapatılamaz. Geçmişin devrimci değerlendirilmesi ve muhasebesi yapılmadan güç ve gelecek örgütlenemez. Koşullar elverişsiz olsa dahi geçmiş deneyimlerin kritiği yapılması gerektiğiyle makalemize devam etmiştik.
Önemseyerek, komünal ruhlu bir merkezi platformun oluşturulması sürecinde geçmiş deneyimlerin ve kuruluş sürecine merkezi platformun asli bileşenlerine mazhar kurumların aktivistleri ve kitlelerin aktif katılımının gerekliliğine vurgu yapılmıştı. Yine merkezi platformun herkesin cephesini örerek sınırlı dayanışma eğiliminden çıkarılıp, farklılıkların devrimci pratikle bir araya gelişi diyalog ve etkileşimin, farklılıkların karşılıklı kabul ve üretim sağlayabilmesi üzerinde komünal ruhun yaratılması için geniş ölçekli bir tartışmaya gereksinim olduğunu hatırlatmıştı.
Platformun stratejik gereksinimi zaruri olmakla birlikte bugüne kadar devrim, demokrasi eksenli, gerekse de kimi alanlarda ki merkezi birliktelikler bize olumlu izlenimler bırakmadığından, öngörülen hedeflerin çok gerisinde kalındığından ve alınan kararların kağıt üzerinde durduğundan merkezi birliktelikler aktivistler ve kitlelerde “yine mi aynı hikaye, bu kaçıncı birliktelik” serzenişiyle kaygılar biriktiğinden, birlik kuramadan içinde kaygı ve tereddütlü ön kabullerle karşı karşıya kalınacağını belirterek merkezi platformun niteliğine dair belli başlı vurguları paylaşmıştık.
Merkezi platformun kurucu özneleri geçmişte olduğu üzere, gerçekleştirilip kotarılmayacak büyük hedefleri önüne koymak yerine, somut projeler ve etkinlikler üzerinde hareket edebilmelidir. Bu somut proje ve etkinlikler platform bileşenleri üzerinden önerisel olarak ortaya çıksada, dıştan ( devrimci, demokrasi güçlerinden, kitlelerden) öneriler olabilmeli ve tüm etkinliklerin somutlanıp netleştirilirken platforma dahil olmayan kurum ve bireyleride katabilmelidir.

Özetleyerek devam edelim…

Platform kuruluşundan proje, etkinlikler sürecine demokratik kültür ve normlarla merkez bileşenlerinden çevreye ve çevreden merkeze yayılım gösterebilmelidir.
Platformun işleyişi azınlık, çoğunluk hukukunu esas alıp çoğunluğun bağlayıcılığıyla belirleyicilik oluşturup azınlığı kendisine yedeklediği, ideolojik , politik siyasal yapılanmaların ilkesi olan demokratik merkeziyetçilik uygulanmamalıdır.
Esnek, belli sürelerle sınırlı, karşılıklı sorumluluklarla birbirine bağlanan bileşenlerden oluşması, proje ve eylemselliklere katılımıyla hareket eden platformların katı hiyerarşisi ve bağlayıcılığı olmamalıdır.
Sonuç olarak platformun bileşenleri herhangi bir etkinlikte ve projede;
a) İstişare ve belirlenme sürecine dahil olup katılım gösterebilmeli
b) Herhangi bir bileşen, proje ve etkinliklerin kimi belirlenimlerine dahil olabilirken bazılarında dahil olmayabilir.
c) Herhangi bir bileşen, ister iştişare sürecinde ister uygulamaya geçiş aşamasında, proje ve etkinliklere katılmayabilir.
d) Hiçbir koşulda bir bileşen veya bileşenlerin çoğunluğu herhangi bir bileşenin üzerinde baskı oluşturmamalı, dayatmada bulunmamalıdır.
e) Sunum ve eleştiri özgürlüğü garanti altına alınmalı, her bileşen katılım göstermediği proje ve etkinliklere dönük eleştirisini platform bileşenlerine yönelik sunumsal kritiğini açıkça dile getirme kitlelere açma hakkına sahip olabilmeli
f) Her bileşen, propaganda ve özgürlüğü ve bağımsız politika üretme hakkına sahip olabilmeli, platformu ilgilendiren konularda da ayrı bir politika üretip uygulayabilmelidir.

Günün Haberleri

Makaleler konulu diğer haberler