Takip Et

Makaleler

Kördüğüm

“Bu para, Saray haramilerinin kasasına girdiğinde, kriz hafifler mi sence?”
Nar, sıkıntımı hafifletmişe benziyor.
“Hafiflemez,” diyorum. “İsraf kasası şenlenir biraz; saray tarikatları ile milletin bilmem neresine koyan saray milyaderleri de sevinirler. Hepsi bu.”

Şapkamı bir kenara atıp, uzanıveriyorum sırtüstü koltuğa. Kafam, alevi alevimi yakan düşüncelerin yarattıkları duygu depremleriyle meşgul.

“Bu İş Bankası olayı neyin nesidir hocam,” diyor.

Adam, tam bir kördüğüm; dünya meseleleriyle ilgilenmekten, dünya ile ilgilenmeye zaman bulamıyor. Her evine gittiğimde de, bir yığın gereksiz, güncel soruyla boğuyor, yaşamdan koparıyor beni.

“Bana böyle sorular sorma,” diyorum. “Soracaksan, mekanın değil, zamanın düzenini sarsacak sorular sor.”

“Beni kendi boşluğuna çekme hocam. Ben hayat adamıyım. Gerçekten merak ediyorum, bu olay neyin nesidir?”

Masanın üzerinde, bizi kanayarak dinleyen yarım nar var. Kalkıyorum; alıp yemeğe koyulurken, “Bu olay, öz olarak, pazara hakim olan ve krize giren yeni haydutun, pazar üzerindeki hakimiyetini yitiren eski haydutu soyma girişiminden başka bir şey değildir,” diyorum.

“Paranın aslına nesline dair bir bilgin var mı?”

“Siktiret aslını neslini,” diyorum. “Ne bileyim. Yerinden yurdundan edilip soyulan Ermeni ve Rumların, parada ne kadar pay sahibi oldukları, kutsal devlet sırrı gibi gizleniyor. “

“O zaman, haramla mayalanan  bir parayla karşı karşıyayız, hocam.”

“Evet öyleyiz,” diye geçiştiriyorum.

“Bu para, Saray haramilerinin kasasına girdiğinde, kriz hafifler mi sence?”

Nar, sıkıntımı hafifletmişe benziyor.

“Hafiflemez,” diyorum. “İsraf kasası şenlenir biraz; saray tarikatları ile milletin bilmem neresine koyan saray milyaderleri de sevinirler. Hepsi bu.”

Kısa bir sessizlik oluyor. Sonra kalkıp, çay koyuyor ocağa. Yine gelecek, gereksiz bir soruyla beni hayal dünyamdan, gerçek yaşamımdan iyice koparacak diye düşünürken;

“Hocam, bu İdlip kördüğümü de Suriye’den bağımsız bir bölgeymiş gibi ele alınıyor. Sence nasıl çözülecek bu kördüğüm.”

Adam, bahçesinde öten kuşları galiba hiç dinlemiyor ve kıpırdayan her şeyi de kördüğüm olarak görüyor. Kördüğüm haline gelmeden kalkıp gitmeyi düşünürken, cep telefonum imdadıma koşuyor. Şapkamı alıp hemen ayağa kalkıyorum sevinçle.

“Nereye gidiyorsun hocam, otur, çay koydum.”

“Teşekkür ederim, oturamam,” diyorum. “Benim kördüğümümden telefon geldi, acele gitmem lazım.”

 

Günün Haberleri

Makaleler konulu diğer haberler