Takip Et

Editörün Seçtikleri

Kriz mi dediniz / Ergin Yıldızoğlu

Verilere bakarak, Cumhurbaşkanı’nı sorgulamak size düşmez. Doğru, ekonomi yavaşlıyor, enflasyon artıyor, işsizlik ve işçi eylemleri de. Bir stagflasyon söz konusu. Yine de siz kriz mıriz demeyiniz, çünkü Cumhurbaşkanı, “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. O çok bilgili bir liderdir.

Demeyiniz! Cumhurbaşkanı “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. O çok deneyimli ve bilgili bir liderdir.

Veriler önemli değil…

Verilere bakarak, Cumhurbaşkanı’nı sorgulamak size düşmez. Doğru, ekonomi yavaşlıyor, enflasyon artıyor, işsizlik ve işçi eylemleri de. Bir stagflasyon söz konusu. Yine de siz kriz mıriz demeyiniz, çünkü Cumhurbaşkanı, “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. O çok bilgili bir liderdir.
Peki, dolar kuruna, Merkez Bankası’nın hızla eriyen rezervlerine ne diyeceğiz! Sizi bilmem ama, Cumhurbaşkanı “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. O çok bilgili bir liderdir
Türkiye’de Ekonomik Güven Endeksi, ağustos ayında 83.9 iken eylül ayında 71’e gerilemiş. Yılbaşında 72.3 olan Tüketici Güven İndekside 59.3’e gerilemiş. Öyle olabilir, ama Cumhurbaşkanı “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. O çok bilgili bir liderdir
İyi de, Reuters’in “Türkiye’nin AVM inşaat humması sonuna geldi, sert bir frenle duruyor” haberinin anlamı ne? Tüketici talebi gerilerken, fiyatlar artarken, dükkânların ciroları geriliyor, dövize bağlanmış kiralar ödenemiyor. Şimdi kiracılar, o sert frenle adeta otomobilin ön camından sokağa fırlıyor. AVM sahiplerinin, bankalara 15 milyar dolar borcu varmış. Tüketim çöküyor (1990’ların sonunda Brezilya ve Arjantin krizlerini anımsayarak) adeta “madendeki kanarya”sayılabilecek AVM’ler ölüyor. Yalnızca AVM’ler değil ki. Büyük şirketlerin de başı dertte. Yılbaşından bu yana 200 şirket konkordato ilan etti. Kimi otomotiv şirketleri üretimi durduruyor. Olsun, yine de siz krizden söz etmeyiniz. Cumhurbaşkanı, “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. Ve o çok bilgili bir liderdir.
Diyor da, ülkenin dış borçları 475 milyar dolar, bir yıl içinde 181 milyarını çevirmek gerekiyor. Acilen 75 milyar dolar bulunamazsa borç krizi kapıda. Doğru, Akbank’ın kanıtladığı gibi dış kredi almak olanaksız değil, ama aldığı kredinin maliyetinin yılbaşına göre ikiye katlandığı da bir gerçek.
Yabancı bankaların Türkiye bankalarına güveni iyice zayıflamış. Moody’s, Fitch gibi kredi notu veren kuruluşlardan da bir süredir benzer yönde sinyaller geliyor. Fitch, bankaların gelecek 12 ay içinde 50 milyar doları çevirmeleri gerekeceğine işaret ediyor. Faizine katlanabilen bu borcu çevirebilecek…
Hollanda Bankası ING’nin yükselen piyasalar müdürü Nick Smallwood’un “Kredi maliyeti önemli değil önemli olan kredinin çevrilebilmesidir” sözleriyse 1980’lerdeki borç krizi sırasında IMF direktörü Larosiere’in, “Önemli olan borçların ödenmesi değil, servis edilmesidir. Herkes borcunu geri öder-se dünya mali sistemi çöker” sözlerini anımsatıyor.
Önemli olan ineği öldürmeden sağmaya devam etmek.
Sakın, “Bu yüksek faiz, bankaların borçlarını daha da artırmayacak mı? Bu faiz hangi kaynaklardan çıkacak? Bu kaynak çıkışı, ekonomik büyümeyi, hal-kın refahını nasıl etkileyecek” diye sormayın. Kriz sözcüğünü ağzınıza almayın, çünkü Cumhurbaşkanı “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. Ve o çok bilgili bir liderdir.

Bağımsızlık filan da… 

Kriz mıriz yoksa, YEP niye var? Devletin maliyesini yönetmek için Sayıştay diye bir kurum varken, yönetim neden McKinsey adlı bir ABD şirketine devrediliyor, ülkenin ekonomik sırları bu şirkete açılıyor, hem de ülke ABD ile bir ekonomik savaş içindeyken? Burada bir ulusal egemenlik kaybı sorunu yok mu? Türkiye bağımsız, dünya lideri olarak yükselen bir ülke değil mi? Bunlar önemli değil! İçiniz rahat olsun, Cumhurbaşkanı “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. Ve o çok bilgili bir liderdir.
Niye, dün Nazileri anımsatan politikalar izlemekle suçladığımız Almanya’nın, bize “ekonomik savaş” ilan eden ABD’nin kapılarındayız? Reuters büyük Çin şirketlerinin, Türkiye’de şirket satın almaya geldiğini aktarıyor. Neden, “borçlandır kendine bağla” taktiği izleyen Çin’in, YTL düşmeye, borç krizi olasılığı artmaya başlayınca Türkiye piyasasına ilgisi arttı? Çin’in kredi karşılığı, Kanal İstanbul’a, dünyaya ne kadar büyük bir ülke olduğumuzu gösterecek bu “çılgın projeye” talip olduğu doğru mu? Yoksa ülkenin şirketleri ve değerleri “batan geminin malları” gibi mi görülüyor. Sakın, yükselen güçler, ekonomik krizi, Türkiye’yi geleneksel müttefiklerinden koparma, bu kez kendi manipülasyonlarına uygun hale getirmek için bir fırsat olarak görüyor olmasınlar?
Bakın, hâlâ ekonomik krizden, bağımsızlıktan filan söz ediyorsunuz. Bunları kafanıza takmayın. Cumhurbaşkanı “Kriz mıriz yok, hepsi manipülasyon” diyor. Ve o çok deneyimli, bilgili bir liderdir.

Bu makale ilk olarak Cumhuriyette yayımlanmıştır

Günün Haberleri

Editörün Seçtikleri konulu diğer haberler