Takip Et

Editörün Seçtikleri

Kulecinin kulesi yıkılırken / Ergin Yıldızoğlu

Etrafındakiler savcıyla anlaşmaya başladıkça Trump’ın kendini savunma çabaları da acayipleşiyor. Örneğin, söz konusu kadınlarla ilgili olarak ilk önce, “Bunlar yalan” demişti. Bu, daha sonra, “Verilen paradan haberim yoktu”ya dönüştü. Cohen’ın açıklamasından sonra Trump, savunmasını “Paraları ben kendi cebimden verdim, kampanya fonundan çıkmadılar. O yüzden suç değil”e çevirdi

Kuleleriyle ünlü gayrimenkul spekülatörü Donald Trump’ın seçim kampanyası sırasında inşa ettiği “kâğıttan kule” geçen hafta yıkılmaya başladı.

‘Arkadan değil önden’ 

Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı General Flyn, FBI’ya yalan söylediğini kabul ederek, dokunulmazlık karşılığında “itirafçı” olmuştu. Trump’ın seçim kampanyasının dış ilişkiler sorumlusu Papadopoulos, Rusya ile kurduğu ilişkiler konusunda FBI’ya yalan söylediği için yargılanmış, suçlu bulunmuştu.
Geçen hafta, Trump’ın seçim kampanyası direktörü Manafort, jüri tarafında 8 mali yolsuzluktan suçlu bulundu; şimdi 10-80 yıl arası hapis cezası alması bekleniyor. Aynı gün, Trump’ın yıllardır avukatlığını yapan, sırdaşı, iş bitiricisi Cohen, seçim kampanyaları sırasında, iki kadına, Trump’la ilişkileri konusunda susmaları için para verdiğini kabul etti; bunu Trump’ın yönlendirmesiyle yaptığını ekledi, “Trump suç işledi” dedi. Cohen’in, “Trump’ın Putin’le son buluşmasını izleyince” vatan sevgisi depreşmiş, savcıyla işbirliği yapmaya, Trump’a karşı ifade vermeye karar vermiş.
Cuma günü, ABD’nin en büyük tabloid gazetesi, muhafazakâr New Enquirer’in yöneticisi, American Media Corp’un yönetim kurulu başkanı Pecker’in Cohen davasında, savcıyla anlaşarak ifade vermeye başladığını, gazetenin içerik editörü Howard’ın da söz konusu kadınlara yapılan ödemeler konusunda, Cohen’i destekler yönde ifade vereceğini öğrendik. Cumartesi günü de Trump’ın şirketlerinin finans müdürünün, dokunulmazlık koşuluyla ifade vermeye hazırlandığını…
1990’lardan bu yana Trump’ın yakın arkadaşı Pecker, olumsuz sonuç yaratacak hikâyeleri, dedikoduları bulup bastırmakta Trump’a yardımcı oluyormuş. Bugüne kadar Trump’ın tüm eleştirilerine karşı suskunluğunu koruyan başsavcı Sessions’un (Trump atamıştı) perşembe günü Adalet Bakanlığı’nı Trump’a karşı koruyan ve kimsenin olumsuz etkisine izin verilmeyeceğini vurgulayan açıklamasını da göz önüne alınca, “Trump’ın ekibi farklı, birbirlerini arkadan değil önden bıçaklıyorlar” saptamasına katılmamak elde değil.

Yalnızlaştıkça batıyor 

Etrafındakiler savcıyla anlaşmaya başladıkça Trump’ın kendini savunma çabaları da acayipleşiyor. Örneğin, söz konusu kadınlarla ilgili olarak ilk önce, “Bunlar yalan” demişti. Bu, daha sonra, “Verilen paradan haberim yoktu”ya dönüştü. Cohen’ın açıklamasından sonra Trump, savunmasını “Paraları ben kendi cebimden verdim, kampanya fonundan çıkmadılar. O yüzden suç değil”e çevirdi.
Şimdi, Trump çok önemli iki yasal soruyla karşı karşıya. Birincisi: Cohen için suç olan (seçim sonuçlarını etkileyebilecek bilgileri bastırmak) neden Trump için suç değil? İkincisi, Cohen’in suçuna, Trump, hatta Pecker ve Howard da ortaksa, ortada ABD yasalarına göre, çok yüksek cezalar gerektirecek bir “birlikte suç işlemek için kurulmuş bir komplo” mu var?
Peki, bunlardan sonra Trump daha ne kadar yerinde kalabilir? Bu soruya, “Eğer 2018 Kasım ara seçimlerinde Demokratlar, Senato’da ve Meclis’te çoğunluğu ele geçirerek bir azletme süreci başlatamazlarsa, dönem sonuna kadar” diye cevap verebiliriz.
ABD yasal geleneğinde Adalet Bakanlığı, Başkan’a karşı dava açmıyor (açamıyor değil). Buna karşılık her iki senatoda 2/3 çoğunluğu alarak başkanı düşürmek olanaklı. En son Nixon bu süreci yaşamamak için, dokunulmazlık garantisi alarak istifa etmişti.
Trump’tan kurtulmanın yasal bir yolu görünmüyor. Çözüm siyasi dengelere, Demokratların Senato ve Meclis’te çoğunluğu ele geçirmesine, Cumhuriyetçilerin Trump’tan kurtulmaya karar vermesine bağlı. Bir de Başkan’ı görevden almaya olanak veren “25. maddenin IV. kısmı” var: Başkan Yardımcısı ve 13 kabine üyesi başkanı görevinden alabiliyor.
Tüm bu tıkanıklığa karşın, hem yaşananların genel bağlamını anlamak, hem de ABD sistemi (istikrarlı bir kapitalist devletin işleyişi) açısından kim gözlemler yapılabilir.
Birincisi, yasama ve yürütme ve yargı (atanmışlarla seçilmişler) arasındaki resmi, güçler ayrılığı, devlet yönetimindeki dengeler ve kontroller, devletin istikrarını korumak açısından son derecede önemlidir. İkincisi, resmi güçler ayrılığının yanı sıra, ABD’de en az onlar kadar önemli, geleneksel, resmi olmayan bir güçler ayrılığı (iki hükümet) var: Bir tarafta pratik hükümet (güvenlik bürokrasisi), diğer tarafta seçilmiş, devletin yüzü olarak halka sunulan Başkan ve bakanlar. Bu iki “hükümet” arasındaki uyum bozulduğunda, Başkan’ın güvenlik bürokrasisinin basıncına uzun süre dayanması son derecede zor.

Bu yazı ilk olarak Cumhuriyette yayımlanmıştır

Günün Haberleri

Editörün Seçtikleri konulu diğer haberler